Milas Çizgi Gazetesi

KAOSA ZORLA DEĞİL GÖNÜLLÜ SOKULAN İNSANLIK

KAOSA ZORLA DEĞİL GÖNÜLLÜ SOKULAN İNSANLIK
Süt Birliği
Ahmet ÖzgerTÜM YAZILARI
Okundu
21 Haziran 2024 - 0:21
Süt Birliği

Son dönemlerde sürekli olarak yeni bir kaosun, hengamenin içine uyanır olduk. Zira ülkelerden bağımsız olarak söylüyorum, dünyaya hükmeden mutlu bir azınlık kendisi dışında tüm insanlık için felaket oluşturma adına her şeyi yapıyor. Sadece dertleri insanlıkta değil, bütün canlılara zulümden geri durmuyorlar ancak bizim konumuz şu an insanlık.

Tabi ülkeleri yönetenlerde bir şekilde bazen zorla bazen gönüllü bu zulmün, bu kaosun bir ayağı bir basamağı oluyorlar. Buna direnen ya da bir şekilde taraf olmayan liderlerin ise ya koltukları ya canları ya da…

Ama illa bir şeyleri gidiyor.

Bunun yansımalarını güzel vatanımızda da ne yazık ki görmekteyiz.

Oysa dünyada bir şeye zorlanamayacak birkaç toplumdan biriside biziz ama öyle ikna yöntemleri varki zaten zorlamaya ihtiyaç kalmıyor, gönüllü olarak razı geliyoruz bu olup bitenlere.

Peki bunu nasıl yapıyorlar;

Öncelikle televizyon, telefon, ipad derken bizi öz değerlerimizden uzaklaştırdılar sanal bir dünyada kısmi bir özgürlük vererek gönlümüzü okşadılar, eğitimin içini boşaltmak suretiyle cahil bıraktılar, tarımı ve hayvancılığı bitirerek sağlığı bozdular, ekonomileri alt üst ederek insanları yoksul bıraktılar.

Sonuç mu?

Hem cahil hem aç hem de uyuşturulmuş bir toplum güle oynaya istediğiniz tarafa gelir ister kaosun içine sokarsınız ister savaşın ortasına zira hem ne yaptığından haberi yoktur, hem de kandırılmaya ve kullanılmaya çok müsaittir.

Peki her toplumun onca bilim adamı onca toplum mühendisi varken hiç kimse neden ne oluyor 1 dakika demedi demiyor sorusunu sormak gerekmez mi?

Gelin biz bu sorulara kendimiz için cevap verelim.

Biz bu duruma nasıl geldik?

Az öncede dediğim gibi uygulanan veya uygulanmayan politikalarla özellikle pandemi sonrası şiddeti artsa da uzun bir zamandır aslında ekonomik olarak geldiğimiz nokta, eğitim sisteminin geldiği nokta, sağlıkta tarım ve hayvancılıkta gelinen nokta, birde bütün bunlara hukuk garabetleri eklenince bizde artık içinden çıkılmaz bir hale geldik.

Televizyon ve telefon gibi teknolojik aletler en tehlikeli uyuşturucu maddesinden en az 100 kat daha fazla beyni uyuşturuyor. Bunu ben söylemiyorum İskoçyalı bilim adamları söylüyor.

Bu gelinen noktada hiçbirimiz çokta masum değiliz.

Ancak herkesin sorumluluğu farklı örneğin 6 aylık bebeği ağlamasın diye eline telefon veren anne aslında çocuğuna ilk uyuşturucuyu da vermiş oluyor ne yazık ki.!! Aslında bu annenin suçu bir uyuşturucu madde satan ya da kullanan kişiden çok daha ağır değil mi sizce de? Bence fazlasıyla ağır.

Örnekler her konuda çoğaltılabilir ben sadece bir misalle yetineyim.

Aslında bize sunulan konfor alanları sayesinde hem varoluşsal gayemiz yitirdik hem toplumsal değerlerimizi hem de cehalet çukurunda olduğumuzu fark edemedik. Bütün bunlara ekonomik zorluklar ve adalet eksikliği eklenince toplumun geldiği son nokta ortada.

Yengesiyle yatan kalkan aşk dizileri ile, sahte kahramanlık dizileri ile toplum kendinden geçirildi adeta.

Günün sonunda azcık konfor için cehaleti, açlığı, adaletsizliği bu kadar kabullenmiş bir toplumun içinden çıkan siyasilerde ne yazık ki kendi konfor alanları için bu dünyayı yöneten azınlığın emrine amade durumdalar.

Zira eğer öyle olmasa ülke bu hale gelir miydi?

El cevap gelmezdi.

Ben cihan alimi değilim elbette her şeyi bilemem.

Zaten her şeyi bilen olmakta istemem. Ancak toptan bir cehalet tehlike arz ederken, kısmi cehalette bir o kadar kıymetlidir.

Yani bir insan bir alanda veya iki alanda uzman olabilir düşünceleri de o zaman kıymetli olur. Ancak bizde siyasiler, gazeteciler, aydın diye toplum önüne servis edilenlere bir bakın hepsi her konuda cihan alimi gibi, aslında cehalet paçalarından akıyor ama toplum uyuşturuldu dedik ya bunlarda bu toplumdan tepki görmedikleri için adam kılığında toplum önündeler…

Peki çözüm var mı?

Elbette var

Nasıl mı?

Biz önce kendimizden başlayalım bizi rahatsız eden ya da dikkatimizi çeken konularda araştırmalar yapalım kendimizi geliştirelim sorgulayan, takip eden, adalet, hakkaniyet çerçevesinde hareket eden olalım. Zira biz değişmeden çevremiz değişmez.

Sonra şu saçma dizilerden, hatta mümkünse televizyon denilen aptal kutusundan uzak duralım…

Aile içi iletişimi artıralım.

Konfor alanlarımızı arttıracağız derken insan kalitesini düşürmeyelim

Mesela bu noktada şunu sorayım dünyada 2000’ler sonrası konfor artış hızı bu kadar yüksekken aynı hızla insan kalitesi düştü bunun sebebi sorgulamaya değmez mi?

Bugün toplum olarak Gazze, Doğu Türkistan gibi insanlığın sorunlarını ve ülkemizdeki sorunları konuşurken toplumun bir kesimi ise bundan bi haber duyarsız nasıl kalabilir.

Hani Komşusu açken tok yatan bizden değildi.

Kendini geliştiren, sorgulayan ve üreten bir toplum olursak ne bugünün sorunları bu kadar büyür nede yarının daha da önemlisi insan kalitesi artar buna paralel konfor alanları da gelişecektir.

Aksi halde insan kalitesi düşmeye devam edecektir.

İçinde yaşadığı toplumun derdiyle dertlenmeyen insan insanlıktan çıkmıştır ve biz bir şeylerin daha iyi daha güzel olmasını istiyorsak kendimizden başlamalıyız değişime. Ancak o zaman insan olmanın bir anlamı olur.

Aksi halde bir kaostan bir kaosa sürüklenir dururuz.

Canım vatanım güzel ülkemde çözülmeyecek sorun yok sadece çözmeye yönelik irade yok.

Çünkü herkes armut piş ağzıma düş kafasında konfor alanlarımızdan taviz vermeden daha iyi bir insan olamayız.

Mesele ne AKP ne CHP meselesi toplum farklı yöntemlerle hipnoz edilmiş herkesin ayılmasını sağlamaktır kaygımız…!

Zira her gelen nesil daha büyük bir bataklıkta ve cehaletin ortasında yetişiyor.

Unutmayın bugün değilse de bir gün hepimiz hesap vereceğiz.

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

Araç çubuğuna atla