Milas Çizgi

GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ

GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ
Süt Birliği
Müfit DemirkolTÜM YAZILARI
117 okundu Okundu
30 Mart 2023 - 11:48
Süt Birliği

“Güneydoğu Anadolu Projesi” diğer bir değişle G.A.P. nedir? Bu projenin ülkemize, özellikle güney Anadolu’muza katkısı nedir? Bu proje ile yapılmak istenen nedir?

Atatürk’ün emri  ile Fırat Nehri’nde araştırmaların başlamasından 1989 yılına kadar olan süreçte Türkiye, projeyi konvansiyonel anlamda enerji, su, sulama-tarım vb. kaynaklarının geliştirilmesi anlayışıyla ve iktisaden değerlendirmiştir.

GAP Master Planı’nın hazırlanmasının tarihlendiği 1989 yılından itibaren ise çalışmalar insanı merkeze alan, sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel, beşeri, sürdürülebilirlik ilkesine dayanan, bölgesel-ulusal kalkınma odaklı ve bütüncül yaklaşımla yürütülmektedir. Bu anlayışla GAP; tarım, sanayi, ulaştırma, eğitim, sağlık, çevre, turizm, kırsal ve kentsel altyapı yatırımlarıyla bölgesel kalkınmayı kapsamakta; bölge halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükselterek Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile diğer bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını ortadan kaldırmayı ve kırsal alandaki verimlilik ile istihdam imkânlarını artırarak sosyal istikrar, ekonomik büyüme gibi milli kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Hidrolojik olarak Türkiye 25 havzaya bölünmüştür. Bu havzalardan toplam ortalama yıllık su akışı 186 milyar m3’tür. DSİ verilerine göre bunun yaklaşık üçte biri, ülkenin doğusunda yer alan Fırat-Dicle Havzası’na aittir.    Hem alan olarak hem de kapasite itibariyle diğer havzalardan daha büyük olan, aynı zamanda “Yukarı Mezopotamya“ biçiminde de adlandırılan Fırat ve Dicle nehirlerinin tek havza olarak ele alınmasının en önemli nedeni uluslararası su hukukunun henüz oluşma aşamasında bulunmasıdır. Bu hususta “tek bir nehir halinde denize dökülen Fırat ve Dicle Nehirlerinin tek bir havza oluşturduğu genel kabul görmektedir. İki nehir tek havza ilkesi Türkiye için vazgeçilmez bir koşuldur“.

Proje alanı Fırat ve Dicle havzaları ile Yukarı Mezopotamya ovalarında yer alan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin 9 ilini (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak) kapsamaktadır.

Türkiye, Suriye ve Irak arasında zaman zaman GAP nedeniyle gerginlik arttı. Suriye ve Irak daha fazla suyun serbest bırakılmasını talep ederken, Türkiye baraj rezervuarlarını oluşturmak için reddetti. Bu nedenle GAP, özellikle uçaklara karşı dünyanın en iyi korunan baraj projelerinden biridir. GAP, bölgedeki yüksek düzeydeki Kürt gerillaları (PKK) faaliyetleri nedeniyle 1990’ların başında neredeyse tamamen durma noktasına geldi. PKK, fonlar terörle mücadele çabalarını desteklemek için yönlendirildiği için yalnızca bir dizi fon kesintisinden değil, aynı zamanda çok sayıda baraj ve kanala zarar vermek ve barajlarda çalışan mühendisleri öldürmekle suçlanıyor.

İkinci Körfez Savaşı’ndan sonra kaldırılan Irak’a yönelik BM ambargosu, kalkınma çabalarını ve bölgenin doğal ekonomik ortağı olan Ortadoğu ülkeleriyle ticaretini olumsuz etkiledi. Ayrıca, kamu finansmanındaki dengesizlikler projenin finansman ihtiyacını geciktirmiştir. Son olarak, “Sosyal etki” bölümünde açıklandığı gibi, çeşitli tarihi yerlerin ve yerel konutların su baskını üzerine bir dizi adli sorunun açıklığa kavuşturulması gerekiyordu.

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), “Yukarı Mezopotamya” olarak bilinen ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin, sosyal ve ekonomik kalkınmasını amaçlayan insan odaklı bir bölgesel kalkınma projesidir. Türkiye’yi bölgesel kalkınma konusunda dünyaya örnek konuma getiren GAP; Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde yapımı süren baraj ve hidroelektrik santralleri ile sulama tesislerinin yanı sıra kentsel ve kırsal altyapı, tarım, ulaştırma, sanayi, eğitim, sağlık, konut, turizm ve diğer sektörlerdeki yatırımları da kapsayan entegre ve sürdürülebilir bir kalkınma yaklaşımı içinde yürütülecektir.

Bütün bunların arkasında gerçek olup, gözden kaçan ve kaçırılmak istenen noktalar da bulunmaktadır. Öncelikle güney doğu Anadolu’muzda refah sınırı asla genişlememiştir. Öncelikle eğitim konusu ile başlayan bir takım yanlışlara konu olmuştur. Vatandaşlarımız bu bölgelerde geçinemediği için bir çoğu yerlerini terk ederek batı Anadolu şehirlerinde çalışmaya gitmek  zorunda kalmaktadırlar. Ayrıca, her ne kadar arazilerin yabancılara satışının yasaklanmış olduğu söylenmekte ise de Harran Ovası’nda bazı arazilerin İsraillilere satıldığı bilinmektedir.

Geçirdiğimiz deprem felaketinin ardından meydana gelen sel felaketi ile GAP projesi içerisinde yapılmış olan sulamaların ve bununla ilgili baraj gibi yapıların bir işe yaramamış olduğu anlaşılmaktadır.

Bu yaşanan sel felaketi ile depremde yaşanan felaketlerin altında ki yanlışlıkların,  şahsi çıkar uğruna Türk milletine yapılmış olan ihanetlerdir.

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

Araç çubuğuna atla