Milas Çizgi Gazetesi

GONCADIR BÜTÜN GÜLLERİN İLK HALİ

GONCADIR BÜTÜN GÜLLERİN İLK HALİ
Süt Birliği
Ahmet ÖzgerTÜM YAZILARI
Okundu
05 Ekim 2023 - 19:35
Süt Birliği

Doğada hiçbir varlık nedensiz yaratılmış değildir ve hiçbir yaratılan evrene külfet veya zarar için yaratılmaz.

Karıncalar tohumları yuvalarına taşıyarak, onların filizlenmesine ve çoğalmasına katkı sağlarlar. Karıncaların toprak içine açtıkları deliklerden, yağmur suları süzülerek, yer altı sularının oluşmasına etken olur… Et yeğen karınca cinsleri, ölmüş hayvanları yiyerek, salgın hastalık oluşmasını önlerler.

Peki öyle ise neden evimizi karıncalar basınca bir rahatsızlık duyarız.

Bu durum onların yaradılış gayesine de aykırı olmasına rağmen evimizin içinde olma sebebi bizim onların yaşam alanlarını hunharca işgal ve talan etmemizin sonucudur.

İnsanda böyle ister İngiliz olsun ister Alman ister dili dini ırkı rengi ne olursa olsun hiçbir insan kötülük için yaratılmamıştır. İnsanın kötü olmasının sebebi yetiştiği çevre aldığı ya da almadığı eğitim cehaleti v.s bunlarla ilgilidir.

Aslında bu hayatın her alanına da yayarsak mesela kimse daha kötü bir duruma düşmek istemez mevcut halinden ama bazen yaptıklarınızın bazen de yapmadıklarınızın sonucu bazen mevcut halinizi arar hale gelebilirsiniz.

Devlet yönetimi de böyle bir durum geçerli

” Dün Fatih’teydim.

Suriçi’nde tarihe bir yolculuk yaparken birazda gözlem yapma şansım oldu.

Fatih bambaşka bir yer olmuş.

Rayihası değişmiş, yasemin ve öd ağacı kokuyor.

Sokakta Türkçe konuşan kimse yok…

Haleb’in köylüsünden Lübnan’ın Dürzisine, Iraklısından Libyalısına, Tunuslusuna, Ürdünlüsüne kadar Arab’ın envai çeşidi oradaydı.

Entarili, kıfayelisi de var, taytlısı, uzun saçlısı da Marunisi de Nusayrisi de, Mesihisi de…

Hepsi neşeli, hepsi gülümseyen, hepsi yüksek sesle konuşan, hepsi özgüvenli,

Gruplar halinde yürüyorlar.

Aralarında tek başına yürüyen mutsuz yüzlü, suskun, ürkek Türkler fark ediliyor.

Lokantalarda ful, felafel humus…

Gar sabunu ve zahter yığınları…

Her köşe başında egzotik kokular satan dükkanlar.

İnsanın üstüne üstüne yürüyen, sokaktaki kadınlara aç nazarlarla bakakalan sporcu gençler, halinden tavrından şaşırtıcı bir özgüven dökülen kadınlar, köyündeymişçesine kaşınarak dolaşan entarili yaşlılar, sokak aralarında gürültüyle koşturan çocuklar….

Dedim ki ‘Selahaddin’den beri fütuhat görmeyen Arap’ın en son fethi bu.’

Kuşatmayla aldığımız şehri farkında olmadan başkalarına verdik.

Arapça konuşan kalabalıkların içinden geçtim.

Ara sokaklarda onlarca satılık tabelası.

Fatih’te satılık tabelası görmek nadirattandı.

Arapça ‘İcar’ tabelaları asılı camlarda.

Fatih’in eskisi Siirt Arap’ı bir tanıdığa uğradım.

‘Bir binada beş altı daireye Araplar oturunca binada kalan yerli aileler satıp gidiyor. Zaten iç sokaklarda apartman katlarında yaşlı insanlar var. Dışarı çıkamaz oldular. Yerliler buraları terk edip gidiyor’ dedi.

Akşemsettin Caddesine Şam Caddesi der olmuşlar.

Şimdi bu yazdıklarımın altına yorumlar döşenir… Ne ırkçılığım kalır ne imansızlığım ne muhalifliğim…

Hiçbiri değil…

Makul olmaya çalışıyorum.

Hiçbir devlet kendi iradesi ve kendi tasarrufu ile ülkesinin demografik, etnik ve sosyal yapısını değiştirmez.

Türkiye’nin etnik yapısı geri dönülemez bir şekilde değişti.

Hiçbir devlet kalbi mesabesindeki tarihi şehri bir başka halkın istilasına açmaz.

Mesela İtalya’ya giden mültecilerin Roma’nın şehir merkezinde, İngiltere’nin Buckingam’ında, şehrin yerlilerini dışarı çıkaracak ölçüde homojen bir şekilde yerleşmelerine izin verilemez.

Hiçbir ülkenin gözbebeği olan şehirde o ülkenin yabancısına yerleşecekleri yerde ezici çoğunluğu oluşturacak şekilde ticari imtiyaz tanınarak orayı ele geçirme imkanı verilmez.

Osmanlı büyük göç dalgaları yaşamıştı. Ama böyle bir durum tarihin hiç bir donemin oluşmadı.

Devletlerin iskan politikası olmalıdır.

Arap’tan Fars’tan rahatsız olduğum yok.

Ömer Seyfettin’in Efruz Bey’i gibi ‘Bila tefrika-i cins ü mezhep’ kriterini esas alan bir adamım ben.

Savaş mağduru bir halka yardım etmek, kucak açmak insani bir şeydir.

Ama böyle olmamalıydı…

Böyle olmaz…

Bu şuna benziyor…

Sokakta karşılaştığınız bir ihtiyaçlı kişiye karnını doyurması için para verebilirsiniz.

Ama onu alıp evinize getirmezsiniz.

Evinize getirseniz de kendisine yatak odanızı vermez, eline kumandayı tutuşturmaz, baba koltuğuna oturtmazsınız.

Eğer bunu yaparsanız her türlü istismara açık olursunuz.

Türkiye’ye gelenlerin her biri memnun ki yerinden, çok seneler geçti dönen yok seferinden.

Bir tek politik tasarrufla içeri alınan bunca insanı hiçbir politik tasarrufla buradan geriye döndüremezsiniz…

Vatanlarından çıkmak için birbirini çiğneyen bu kitle, ülkelerine geri dönmemek için karşılarına çıkan her türlü gücü ezer geçer.

Türk, Avrupa ve Asya’nın arasında bin yıldır icra edilen bir görevin adıdır.

Ve Türk dünya politiği açısından varlığı zorunlu bir aktördür.

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim…

Önümüzdeki yüzyıllardan sonra bu topraklarda Türk’ün varlığını koruyup koruyamayacağı tartışılır hale gelmiştir.

BU bir hissiyat değil, çok temel bir sabit delilim var.

İstanbullu kimliği nasıl son otuz kırk yıl içinde hiç var olmamışçasına yok olmuşsa…

Türk kimliği de böylesi bir yok oluş sürecine girmiştir.

Tabii biz kimiz ki öngörümüz ne ola…

Onca kitap okuduk da bir şey mi olduk…

Onca kitap yazdık da ne ettik…

Konuşuyoruz işte…

Aylardır karar vermişliğim var; baktığım şeyde olumsuzluğu fark etmeyeceğim diye.

Olumsuzu, eksiği ve endişe verici olanı değil olumlu olanı, tamam olanı ve güzelliği görmeye çalışacağım,

Bu prensip doğrultusunda bakacak olursak olumlu birtakım yanları da var bu işin.

Artık kakuleli kahveyi her yerde bulmak mümkün.

Eskiden ramazandan ramazana tattığımız humus da felafel de her yerde var…

Tek dilli idik çocuklarımız iki dilli olmak durumunda.

Doğuda mı batıda mıyız belli değildi.

İçinde bu kadar Arap’ın olduğu gemi batıya gidemez gayri.

En azından bir istikamet sahibi olduk.  Devletin iskan politikası Türkiye’yi Araplaştırmak ise çok başarılı şekilde uyguluyorlar.

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

Araç çubuğuna atla