Milas Çizgi Gazetesi

BÜYÜK TAARRUZ

BÜYÜK TAARRUZ
Süt Birliği
Müfit DemirkolTÜM YAZILARI
83 okundu Okundu
29 Ağustos 2023 - 9:24
Süt Birliği

Büyük Taarruz Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı başlattığı genel saldırıdır. Bakanlar Kurulu taarruz kararını almış ve 14 Ağustos 1922 tarihinde kolordular taarruz için yürüyüşe geçmiş, 26 Ağustos’ta saldırı başlamış, 9 Eylül’de Türk Ordusu İzmir’e girmiş ve 18 Eylül’de de Yunan Ordusu’nun Anadolu’yu tamamen terk etmesiyle savaş sona ermiştir.

1922 yılının haziran ayı ortalarında, Başkomutan Müşir Gazi Mustafa Kemal Paşa, taarruza geçme kararını aldı. Bu karar sadece üç kişi ile paylaşıldı: Cephe Komutan Mirliva İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Birinci Ferik Fevzi Paşa ve Millî Savunma Bakanı Mirliva Kâzım Paşa. Asıl amaç; kesin sonuçlu bir muharebenin ardından, düşmanın savaşma azim ve iradesini tamamen ortadan kaldırmaktı. Büyük Taarruz ve bu taarruzu taçlandıran Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Türk Kurtuluş Savaşı’nın son safhasını ve zirvesini teşkil etti. Mustafa Kemal Paşa, 3 yıl 4 aylık süreçte Türk milletini ve ordusunu adım adım hedefe taşıdı.

Batı Anadolu’yu Türk Ordusu’na karşı savunmayı planlayan Yunan Ordusu; Gemlik Körfezi’nden Bilecik, Eskişehir ve Afyonkarahisar ilinin doğusu ile Büyük Menderes Nehri’ni takiben Ege Denizi’ne dayanan savunma hattını bir yıla yakın bir süre ile tahkim etti. Özellikle Eskişehir ve Afyon bölgeleri gerek tahkimat gerekse birlik miktarı bakımından daha kuvvetli tutulmuş, hatta Afyonkarahisar ilinin güneybatısındaki bölge birbiri gerisinde beş savunma hattı şeklinde tertiplenmiştir.

Kütahya’ya bağlı Dumlupınar yakınında 30 Ağustos 1922’de Türk ve Yunan orduları arasında meydana gelen savaştır. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından şahsen yönetildiği için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak anılır. İstiklal Savaşı’nın kesin bir Türk zaferiyle sonuçlanmasını sağlayan bu çarpışmanın yıl dönümü Türkiye’de ulusal bayram olarak kutlanmaktadır. Sakarya Meydan Muharebesi sonucunda Yunan tarafı Şubat ve Mart 1922’de Londra’ya uzun bir ziyarette bulunarak ülkesine yapılan askeri yardımın artırılmasını istedi. Ancak bu istek Lloyd George hükûmetince reddedildi. Gounaris bunun üzerine Yunan ordusunu Anadolu’dan çekme tehdidinde bulundu ise de bunu kendi hükûmetine kabul ettiremeyerek istifaya zorlandı. Sakarya’da kazanılan savaşın en önemli sonucu 20 Ekim 1921’de Ankara Hükûmeti ile Fransa arasında imzalanan anlaşma oldu.

Bu anlaşma ile Fransa Türkiye’ye karşı katı bir politika izleyen İngiltere’den yolunu ayırarak Türkiye ile iş birliği yoluna girmişti. Bu arada İtalyanların da Temmuz 1921’de Antalya bölgesinden çekilerek Yunanistan’a karşı Türk tarafını destekleyen bir tavır almasıyla müttefikler arasındaki anlaşmazlıklar iyice su yüzüne çıktı.

Meydan savaşından sonra, çevreyi gezen Mustafa Kemal Paşa, düşmanın ağır yenilgisini, savaş alanında bıraktığı silah, cephane ve savaş malzemesini, ölülerini, sürü sürü esirin kafilelerle geriye götürülmesini gördükten sonra çok duygulanmış ve yanındakilere, “Bu manzara insanlık için utanç vericidir. Ama biz burada vatanımızı savunuyoruz. Sorumluluk bize ait değildir” demiştir.

Savaştan hemen sonra, Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Paşa, Ordulara şu ünlü emri vermiştir:

“Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”

Bu emir doğrultusunda üç koldan İzmir’e ilerleyen ordu; 1 Eylül’de Uşak’ı, 2 Eylül’de Eskişehir’i, 6 Eylül’de Balıkesir ve Bilecik’i, 7 Eylül’de Aydın’ı, 8 Eylül’de Manisa’yı geri aldı ve 9 Eylül’de İzmir’e girdi.

Şimdi sene 2023. Aradan geçen bir asır sonra silah zoru ile ülkemizi ele geçiremeyenler, emperyalist güçlerin ve bu güçlerin taşeronu (!) tetikçisi olan siyasilerimizin üstün çabaları ile (!) silahla ele geçiremedikleri yurdumuzu, dini inançlarımızı da en üst noktada kullanarak ele geçirmeye çalışmaktadırlar. Bu ele geçirme başımızda bulunan iktidarlar tarafından büyük bir ustalıkla kullanılmaktadır.

Bir zamanlar can-ciğer dostları olan Fettullah Güven ile hangi konuda anlaşamadıkları bilinmez iken yolları ayrılıp, “FETÖ”cü olarak adlandırdıkları ne kadar kendilerine ters düşen noktalarda, “FETÖ”culuk, bir suç unsuru olarak kabul edilmektedir.

Kendilerinin hedeflerine ne kadar ters düşen noktalar varsa, o noktalarının FETÖ hareketleri olarak benimsemeleri inanılmaz korkunçtur.

Eğitimden tutun, tüm yaşamımızda, başımızdakilere ve dış kuvvetlere karşı gelenler “FETÖ”culukla suçlanmakta ve kendilerine göre cezalandırılmaktadırlar.

Muasır medeniyetler seviyesine çıkmaya çalışılmakta iken, dini vecibeleri kullanarak, hatta bu konuda aldatılarak anti laik bir İslam devleti kurma yolunda hızla ilerlemekteyiz.

Osmanlı İmparatorluğu ve halifelik özentisi ile saraylarda padişahlık hayalleri içinde olan iktidar, emperyalist dış güçlerin desteği ile yollarında hızla ilerlemektedirler.

REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.
POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

Araç çubuğuna atla